|
 |
|
|
|
|
|
|
Güreş Nedir :
Türk spor tarihinde engin, Türk spor geleneginde zengin bir yere sahip olan güres sporu, insanlik tarihi kadar eski bir geçmise sahiptir. Bütün sporlarin prototiplerinde oldugu gibi, güreste eski devirlerde savasa hazirlik amaciyla yapilmaktaydi. Eski Türklerde de bu amaç var olmakla birlikte özel ve genel toylarda (senlikler/ merasimler), yug (yas) merasimlerinde, pazar ve panayir yerlerinde, yaylada konup göçüslerde ve her türlü bulusma ve kaynasma yerlerinde yapilmistir.
Diger bir bakisla güres, Türkler de siyasi ve askeri, dini, sosyal ve kültürel bir çok fonksiyonlarin yerine getirilmesinde en önemli aksiyonlardan biri olmustur. Ayrica, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapi ve yasayisinda ayrilmaz bir parçasi görünümünü almistir. Dolayisiyla sosyal bütünlesmeye ve sosyallesme sürecine de büyük katkilar saglamistir. Böylece eski medeniyetlerin hemen hepsinde görülen güres sporu, hiçbir zaman Türklerde ki kadar çok yönlü fonksiyonlari icra etmemistir (Balgambayev,1981).
IXX. asrin ortalarindan itibaren çagin degismesine ve gelismesine paralel olarak, Türk Güresi de bünyesinde bulundurdugu bu çok yönlü fonksiyonlarin bir çogunu, belki de tamamina yakinini kaybetmistir.
Ancak, spora olan ilgi bütün dünyada gün geçtikçe daha da artmistir. Milli düzeyden milletlerarasi düzeye çikan ve uluslar arasi spor halkasina eklenen brans sayisi her gün biraz daha artmistir. Bunun en bariz örnegi; Ilk modern olimpiyatta (1886) yapilan spor branslari ile son olimpiyatta (2000) yapilan spor branslari sayilarinda ki artisla görülebilmektedir. Olimpiyatlara katilan ulus sayisi da buna paralel olarak artmistir.
Fakat, milli düzeyden milletlerarasi düzeylere çikan sporlarda daha ziyade gelismis ülkelerin agirliklari görülmektedir. Bu durum sporun milletlerarasi kültürel temaslarinin yani sira, milletlerin birbirlerine siyasi ve kültürel propaganda yaptiklarini da göstermektedir. Milletlerarasi spor halkasina yeni bir spor ekleyen uluslardan daha fazla, geçmiste bünyesinde bir çok sporu barindiran Türkler, birakin bu sporlari milletlerarasi spor halkasina eklemeyi; milli kültür halkasi için de bile yeterince barindiramamislardir.
Zamanla bir takim gelenekler ortadan kalkmis veya orijinalligini yitirmistir. Bu durum telafisi mümkün olmayan kayiplara yol açmistir. Türk kültür hayatinda büyük öneme haiz olan geleneksel güreslerde, bu durumdan kendisine düsen payi almistir. Kahramanmaras yöresinde yakin tarihe kadar çok yaygin olan Salvar Güresi vardi ki, bu güres her bakimdan günümüz minder güresi ( özellikle serbest güres) için çok önemli bir altyapi potansiyeliydi. Fakat, senede bir kez çok zorluklar altinda ancak yapilabilmektedir.
Yine Geleneksel Spor Dallari Federasyonu (GSDF) bagli olarak Gaziantep ve Hatay yörelerinde yapilan Aba Güresleri bulunmaktadir. Günümüzde az da olsa hala yapilmakta olan bu güreslerden özellikle Hatay yöresinde yapilani; günümüz Orta ve Kuzey Asya ile Kafkasya da hala çok yaygin olarak yapilan ( Abbotov, 1991; Bektenov ve Musim, 1978) aba güresleriyle her bakimdan aynilik ve orijinallik tasimaktadir. Bu güreslerin çok önemli bir yani da, eski Türk geleneginde oldugu gibi hala Orta ve özellikle Kuzey Asya Türk halklarinin bayanlarinin da yapmis olmalaridir. Hatay usulü aba güreslerinin diger bir önemli yani da, minder güresiyle teknik ve fizyolojik açidan benzer olusudur. Bu baglamda aba güresi; hem alt yapi ve potansiyel açidan hem de Türk bayan güresini kalkindirmak bakimindan önem arz ettigi görülebilmektedir.
Güres Federasyonu (TGF)na bagli olarak organize olan Karakucak ve yagli Güreslerde bulunmaktadir. Bunlardan karakucak güresleri eskisi kadar yogun yapilmamakla birlikte; eskiden beri serbest güresin bölgesel potansiyelligi ve basari grafigi ile paralel bir seyir izledigi bilinmektedir. Bu durum, karakucak güreslerinin nazari-dikkate alinmasini gerektirmektedir.
Yagli Güres
yukarida adi geçen aba, salvar ve karakucak güresleri kadar geleneksel Türk unsurlarini, rituel sujeleri vs. bütün proto özellikleri üzerinde tasimamaktadir. Ayni zamanda minder güreslerine de bir alt yapi görünümünde degildir. Çünkü yagli güres fizyolojik açidan minder güresleriyle farklilik göstermektedir. Ancak, yagli güresin günümüzde dahi bazi bölgelerde birinci lig futbol derbi maçlari kadar bir sektörü bulunmaktadir. Bu açidan göz ardi edilmemesi kanaati hasil olmaktadir.
Minder güresi (serbest ve Greko-Romen), Türkiye ye ilk geldigi yillarda klasik (geleneksel) güreslerin gölgesinde kalsa da, kisa sürede kendisini toparlamistir. 1970’li yillara kadar ülkenin en popüler ve sektörel bir sporu olan güres, ondan sonraki yillarda bu popülaritesini yavas-yavas yitirmistir. Günümüzde çok seyde oldugu gibi sporun popülaritesi de kitle iletisim araçlarina baglidir. Medya diye tabir edilen bu araçlarin Türk güresine yeterli düzeyde yer vermedigi açiktir. Buna sebep olarak Türk güres camiasi veya FILA gösterilebilir.
Ancak, söyle bir geriye dönüp bakildiginda; Türkiye’yi yurt disinda en iyi temsil etmis bransin güres sporu oldugu açikça görülecektir. Dünyanin en büyük organizasyonu olan Olimpiyat oyunlarinda simdiye kadar Türkiye’nin aldigi toplam altin madalya sayisi 33’dür. Bunun 27’si güresten gelmistir. Dünya ve Avrupa Sampiyonalarinda güresin getirdigi altin madalya sayisi ise, yaklasik bunun alti katidir. Güres camiasinin bütün sporlara çok iyi gözle baktigi; güresçilerin komple sporcu oluslariyla da ortadadir. Fakat, uluslararasi düzeyde Türkiye ye hiç sampiyonluk yasatmamis branslari saatlerce, günlerce, aylarca ve hatta yillarca medyadan seyrederken; bu denli basari kazandirmis güresi, hiç denecek kadar az görmek veya hiç görememek; hem Türk güres severleri üzmekte hem de Türk güresinin bu ilgisizligi hakketmedigi kanaati hasil olmaktadir.
Bazi yabanci uzmanlarin gürese en yetenekli ve istekli insanlarin basinda Türklerin geldigini hem teoride (Simakov,1984) hem de pratikte (Sapunov, 2001) belirtmektedirler. Türkiye de güres sporunu yapacak çagda insanlarin çoklugu ve bu spora istekli pilot bölgelerin sikligi herkes tarafindan bilinmektedir. Bura da yetkili ve ilgililere, Türk güresini dünyada hak ettigi yere getirebilmek için, maddi manevi imkanlari en iyi sekilde degerlendirmek kalmaktadir. Elbette ki bu iste kolay degildir. Güres alaniyla ilgili akademisyen ya da uzman kisilerin samimi veya özverili olmalarinin da yeterli olmadigi anlasilmaktadir.
Part-Time çalismalarla Türk güresinin bir yerlere gelemeyecegi özellikle son bes yilda yeterince anlasilmistir. Bütün olumsuzluklari olumlu yöne çevirmek; mevcut potansiyelleri en verimli veya basarili hale getirmek; ayni zamanda profesyonellik gerektirdigi açiktir. Alaninda uzmanlasmis kisi veya akademisyenlerin zamanlarinin tamamini veya bir çogunu Türk güresine ayirmalarinin gerekli oldugu anlasilmaktadir.
Dereceler
04/05-02-2006 Antalya Şamp..
1-Altın.. 3-Gümüş.. 9-Bronz
14/15-03-2006 Antalya Okullar arası Şamp..
1-Altın.. 4-Gümüş.. 4-Bronz
21/22-03-2006 Antalya Okullar arası Samp..14-15 yaş
1-Altın.. 2-Gümüş.. 3-Bronz
25/26-04-2006
Antalya İl Birinciliği
3-Altın.. 4-Gümüş.. 7-Bronz
Takım halinde il birinciliği kazanıldı.
05/06-05-2006 Antalya Şamp.
2-Altın.. 4-Gümüş.. 6-Bronz..
Toplam: 54 Madalya...
50 Lisanslı sporcumuz mevcut.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|